İlk kez yurtdışına çıkma fikri, insanın içinde tuhaf bir şekilde hem heyecan hem de "acaba bir şeyi atlıyor muyum?" duygusunu aynı anda büyütür. Bu his normal. Çünkü ilk seyahatte bilmediğiniz şey, gidilecek ülkenin sokakları değil; sürecin kendisi. Pasaportu nereden alıyorum, vize başvurusu ne kadar sürüyor, aşı gerçekten şart mı, sigorta olmadan olmaz mı? Aşağıda bu soruların hepsine, kendi başına halletmek isteyen birinin sırasıyla ilerleyebileceği bir düzende cevap veriyorum.
En sık yapılan hata sırayı karıştırmak. Bilet alıp sonra vize aramak, insanı gereksiz bir zaman baskısına sokar. Doğru sıra genelde şöyle: pasaport → giriş şartlarını öğrenmek → vize (gerekiyorsa) → bilet ve konaklama → sigorta. Tabii bazı vize başvuruları rezervasyon istediği için burada küçük bir yumurta-tavuk durumu oluşur; bunu da aşağıda açıyorum.
Seyahati düşünmeye başladığınız anda. Pasaport, elinizde olmadan hiçbir adımı sağlam atamazsınız. Randevu, harç, cüzdan ücreti ve kargo süresi toplandığında birkaç hafta gidebilir.
Elinizde pasaport varsa şu üç şeyi kontrol edin:
Tek güvenilir kaynak, gideceğiniz ülkenin resmî temsilciliğinin ve Türkiye'nin dışişleri yetkililerinin yayımladığı bilgiler. Forumlarda okuduğunuz "ben geçen yıl vizesiz girdim" cümlesi kural değil, anekdot. Kurallar değişir.
Vizeli bir ülkeye gidiyorsanız başvuru dosyasında genelde şunlar aranır: form, biyometrik fotoğraf, gidiş-dönüş bileti veya rezervasyonu, konaklama bilgisi, banka hareketleri, çalışıyorsanız işyeri yazısı ve SGK dökümü, seyahat sağlık sigortası. Rezervasyon isteyen ama iade edilemez bilet almanızı gerektirmeyen ülkelerde, iptal edilebilir rezervasyon veya esnek tarifeli bilet mantıklı olur. Uçak biletini uygun fiyata almanın yollarını anlattığımız rehberde bu esneklik meselesine ayrıca değiniyoruz.
Üç katmanlı düşünün: fiziksel fotokopi (bavulda, yanınızdaki çantada değil), telefonda çevrimdışı erişilebilen fotoğraf, bir de e-posta ya da bulut kopyası. Kaybolma anında sizi kurtaran şey, pasaport numaranızı ve veriliş tarihini bilmenizdir. Kayıp pasaport durumunda ne yapılacağını ayrıntılı anlattığımız yazıyı gitmeden önce bir kez okumanız iyi olur; kriz anında okumaktan çok daha rahatlatıcı.
Cevap tamamen coğrafyaya bağlı. Avrupa'nın büyük şehirlerine giderken çoğu kişiden ek bir aşı istenmez; buna karşılık bazı tropik bölgelerde sarı ateş aşısı ve belgesi giriş şartıdır, sıtma için ilaç profilaksisi önerilir. Hepatit A-B, tifo ve tetanos gibi başlıklar da rota ve konaklama tarzına göre gündeme gelir.
Yapılacak iş şu: gitmeden en az 4-6 hafta önce bir seyahat sağlığı polikliniğine ya da hekiminize başvurun. Bazı aşılar iki doz ister, bazıları koruyuculuğa geçmek için süre gerektirir. Son haftaya bırakılan aşı takvimi çoğu zaman yarım kalır.
Düzenli ilaç kullanıyorsanız: ilaçları orijinal kutusunda taşıyın, İngilizce bir reçete veya hekim yazısı yanınızda olsun, tüm yolculuğu kapsayacak miktarı ayırın ve bir kısmını el bagajında, bir kısmını valizde bölerek koyun. Bazı ülkelerde ülkemizde sıradan sayılan etken maddeler kontrollüdür; şüpheniz varsa hekiminize sorun.
Bazı ülkelerde yasal olarak çıkamazsınız, çıkabildiğiniz yerlerde de akıllıca olmaz. Yurtdışında bir acil servis ziyareti, gündelik bütçenizin haftalarca üstünde bir fatura üretebilir. Poliçeyi alırken fiyat yerine şu satırlara bakın:
Kendi başına seyahat için sigorta seçimini anlattığımız yazıda bu maddeleri karşılaştırma tablosuyla ele alıyoruz; ilk seyahatte fiyat farkına aldanıp teminatı kısmak en pahalı tasarruf yöntemi.
Şu kontrol listesi çoğu ilk seyahatçi için yeterli: